Alışkanlıkların Gücü

“Ne en güçlü olan tür hayatta kalır ne de en zeki olan… Değişime en çok adapte olabilendir hayatta kalan?” Charles R. Darwin in harika bir sözü ile başlamak istedim bugün yazıma. Değinmek ve bahsetmek istediğim konu ise içinde bulunduğumuz şartları yani bu pandemi sürecini avantaja çevirerek olumlu alışkanlıklar kazanma, yeni duruma nasıl adapte olabileceğimiz konuları olacak.

Bu konuda yazı yazmamı teşvik eden ise her zamanki gibi okuduğum ve şu an şiddetle etkisinde olduğum “Alışkanlıkların Gücü” kitabı. Kitapta alışkanlıkların nasıl kazanıldığından çok sık bir şekilde bahsedilmekte ve özellikle 3 nokta üzerinde fazlaca durulmaktadır. “İşaret, rutin ve ödül” ana başlığı dikkat çekiyor.

Şimdi kitaptan bu konuyla iligli detaylı bir bölümü ele alalım istiyorum;

              Arzuların alışkanlık oluşumu üzerindeki gücünü anlamak için, egzersiz alışkanlıklarının nasıl ortaya çıktığına bir bakalım. 2002'de New Mexico Eyalet Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, bazı insanların egzersizi neden alışkanlık haline getirdiklerini anlamak istediler. Çoğu haftada en az üç defa idman yapan 266 birey incelediler. Bir çoğunun koşmaya veya ağırlık kaldırmaya neredeyse geçici bir hevesle, ansızın boş zaman bulduğu ya da yaşamındaki beklenmedik sıkıntılarla başa çıkmak istediği için başladığını keşfettiler. Ama buna devam etmelerinin, bunu bir alışkanlık haline getirmelerini sebebi, şiddetle arzulamaya başladıkları spesifik bir ödüldür.

Gruplardan birinde, kişilerin %92' si “kendisini iyi hissetmesini” sağladığı için düzenli olarak egzersiz yaptığını söyledi. Zaman içinde, egzersizle salgılanan endorfinleri ve diğer nöro kimyasalları beklemeye, onlara arzu duymaya başlamışlardı. Bir başka gurupta kişilerin 167 si egzersiz yapmanın onlara bir “başarma hissi” verdiğini söyledi. Performanslarındaki gelişimi izlerken hissettikleri zafer duygusunu arzular hale gelmişlerdi. Kendi kendilerine verdikleri bu ödül fiziksel aktiviteyi bir alışkanlığa dönüştürmelerine yetmişti.

Eğer sabahları koşmak istiyorsanız, (kahvaltı yapmadan önce mutlaka spor ayakkabılarınızı giymek veya koşu giysilerinizi yatağınızın yanında bırakmak gibi) basit bir işaret ve (güzel bir öğlen yemeği, kat ettiğiniz kilometreleri kaydederek tadacağınız başarma duygusu, koştuktan sonra yaşayacağınız endorfin patlaması gibi) net bir ödül seçmeniz şarttır. Ama sayısız araştırma göstermiştir ki, bir işaret ve bir ödül yeni edinilmiş bir alışkanlığımızın sürdürülebilmesi için yalnız başına yeterli olmayacaktır. Her sabah koşu ayakkabılarınızı giymek ancak beyniniz ödülü beklemeye, endorfinleri veya başarma duygusunu arzulamaya başladığı zaman otomatikleşir. İşaret rutini tetiklediği gibi, alınacak ödülü arzulamayı da tetikliyor olmalıdır.

Not: (Şu an da içinde bulunduğumuz #pandemi ve #evdekal dığımız günlerde evde yürüyüş videoları vs. çok fazla var bunun için Leslie Sansone Youtube kanalını önerebilirim)

 

 

Yazar Hakkında

/images/manolya.png

Manolya GÜMÜŞAY

Eğitim Koçu

annerehberi.com.tr yazarı

Yorum yap