Zihnin Gıdası Nedir?

“Gıda” kelimesinin sözlük anlamı “Besin” demektir.

“Beslemek” kelimesinin sözlük anlamı “yedirip, içirip, doyurmak” demektir.  

Peki bizler aldığımız besinlerle bedenimizi beslerken diğer yanda ruhumuzu ve zihnimizi nasıl besliyoruz?

Hayat bir dengedir. Ve bu denge beden sağlığı, ruh sağlığı ve zihin sağlığı ile kurulur. Hayatın dengesini bozmamak için beden sağlığımızı beslediğimiz gibi ruh ve zihin sağlığımızı da beslemeliyiz.  

Tarihimize baktığımız zaman Farabi’nin, Türk müziği makamlarının insan psikolojisi üzerine etkisinden söz ettiğine ya da Roma’da bilim adamlarının müziğin ruhu rahatlatıp yatıştırdığına ve ruh hastalarını tedavi etmede faydalı olduğuna dair yapılan araştırma ve incelemelere denk gelmek mümkün.  Bu durumu özetlemek gerekirse “ruhun gıdası müziktir” demek sanırım doğru olacaktır.  

Bedenin gıdası besinler, ruhun gıdası müzik ise zihnin gıdası nedir sizce?

Çocuk edebiyatı yazarlarından sevgili Gülten Dayıoğlu şöyle der: “Zihnin gıdası KİTAPLAR dır.”

Kitaplar insan zihnini nasıl besler derseniz bu soruyu sanırım en güzel Piaget’nin bilişsel kuramı ile açıklayabilirim:

Piaget’e göre insan zihninin adaptasyon (uyum sağlama) ve organizasyon (aldığı bilgiyi sınıflandırma, düzenleme, bütünleştirme ve genelleme) eğilimi vardır. Yani “insan bir yiyecek yediğinde onu içine alır, sindirir, bedenine mal eder ve böylece ona uyum sağlamış olur; işte zihinde bir bilgiyi alır, sindirir, kendine mal eder ve bu yeni bilgiye uyum sağlar” der. Kitaplar bu bilginin sağlanmasında kullanılan en etkili besin kaynaklarıdır.

Kitaplar hayatımıza belki aile, belki öğretmen, belki bir arkadaş, belki de hiç kimsenin etkisi olmadan tamamen kendimizin fark etmesi ile giren varlıklardır. Hayatımıza girip zihnimizde oluşturduğu izler ile bizlerin hayal kuran, düşünen, problem çözen, muhakeme eden, hafızası ve dili gelişmiş zihinlere sahip olmamızı sağlar.  

Bu yargı ile yola çıkarsak “çok okumalıyız” demek istiyorum. Ne kadar erken yaşta kitap ile tanışır ne kadar çok okursak zihnimizin gelişmesi o denli yüksek olacağı için “ağaç yaş iken eğilir” en doğru söz olacaktır.  

Çocuklarımızın erken yaşta sağlıklı zihinsel gelişim süreci oluşturabilmeleri için biz ebeveynlere büyük görevler düşmektedir. Çocuğun kitap kullanımı, kitabı eğlenerek ve özümseyerek okuyabilmesi, merak ettiği konuları araştırması, kendi becerilerinin farkındalığına varması konularında çocukları desteklemelidir.

Bir ebeveynin çocuğunun kendi becerisini fark ettirmek konusunda destek olabilmesi için çocuğunu iyi gözlemlemesi ve okul ile iş birliği içerisinde olması gereklidir. Çocuğu gözlemlemek için çocuğun önüne sunulan seçeneklere verdiği cevaplar detaylıca incelenmeli, çocuk ilgi alanını fark ettirdiğinde o alana yönelik besleyici aktiviteler, faaliyetler yapılmalıdır. Resim, müzik, sanat, bilim hangi alanda çocuğun eğilimi olduğu bu şekilde tespit edilmiş ve üzerine düşülmüş olur.  Ebeveynlere zihin gelişiminde etkili olan kitapları okuma sevgisi, okuma alışkanlığı ve bu alışkanlığı sürdürmesi üzerine düşen birtakım görevler daha vardır ki “Kitabı Sevdirmenin Yolları” konusu ayrı bir makalede işlenecek uzun ve önemli bir konudur.

Peki kitaplar çocuk gelişiminde nasıl izler bırakır? Nasıl kolaylıklar sağlar? diye bakacak olursak bu durumu aşağıdaki gibi maddeleştirmek isterim:

  • Kitaplar çocuğun, duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimi açısından büyük öneme sahiptir. Çocuğun bilgi dünyasını genişletir ve böylece duygularını ve düşüncelerini daha iyi ifade etmelerini sağlar.
  • Kitaplar merak eden, hayal kuran, soru soran, önyargısı olmayan, empati kurabilen, farklılıkları seven çocuklar yetiştirmemizi sağlar.
  • Kitap okumak ya da dinlemek çocuğun ailesi ile birlikte zamanını kaliteli geçirmesine, duygusal olarak rahatlamasına yardımcı olur.  
  • Kitaplar çocukların hayata farklı bir gözle bakmasını sağlar. Kitap okuyan ve okumayan farklı iki çocuğun aynı manzaraya baktığındaki görüntü hayal güçleri farklı olduğu için birbirinden çok farklı olur.
  • Kitaplar, kitaplar ile erken buluşan çocuklarda ya da düzenli olarak kitap okunan çocuklarda ilkokul döneminde okuma yazmayı daha hızlı öğrenmesini, etkili bir okuryazarlık düzeyine ulaşmasını sağlamaktadır. 
  • Kitaplar yaşanmış deneyimleri, duyguları sunarak çocukları besler ve hayata karşı olgunlaştırır. Hayatı deneyimleyerek öğrenmek en güzelidir. Ama insan ömrünün her şeyi deneyimleyerek hayatı öğrenmesi kadar uzun bir süreci yoktur. Bu anlamda kestirme yollar sunarak zaman kazandırır.
  • Kitaplar çocuklara farklı ülkeleri, kültürleri, hayvanları, bitkileri, gezegenleri … vs görmeleri açısından olanak sağlar.
  • Kitaplar zaman makinesi gibidir. Okuyanı tarih öncesi yıllara götürebileceği gibi bugünden ileri yıllara da götürebilir. Zamanda ancak kitaplar aracılığı ile yolculuk yapmak mümkündür.
  • Kitaplar çocuklarla pozitif ve güven verici bir ilişkinin kurulmasına yardımcı olur.
  • Kitaplar çocukların kendi problemleri ve iç çatışmaları ile nasıl baş edeceğini gösterir.
  • Kitaplar çocukların yapıcı ve yaratıcı bireylerden oluşan toplumlar olması yönünde öncülük eder.  
  • Kitaplar dünyayı, insanı, toplumları okuyabilme ve anlayabilme becerisi kazandırır.

Kitapların ışığında yaşamın sunduğu müziklerle dans edip zihnimizi geliştirmeye var mısınız? Öyle ise çocuk ruhumuzu kaybetmeden kütüphanelere, kitapçılara ve kitaplıklarımıza koşma zamanı.

Kaynakça: Doç. Dr. Şerife Sema Karakelle ‘nin AUZEF Psikoloji Ders Notları

Yazar Hakkında

/images/isik-sarac.jpeg

Işık Saraç

Yazar

Yorum yap