ANNE MİSİN, ENGEL MİSİN?

Parkın sevilmeyen annelerindenim. Çünkü etrafta anneler ne kadar ilgisiz olduğumu düşünebilir. Çünkü asla müdahale etmem. Etraftaki anneler kendi işlerini bırakır, benim oğlumun peşine düşerler. Ben de kibarca uyarırım, " Lütfen bırakın!" Hemen cevap gelir; "Ama düşer". Düşsün, düşünce bir daha oraya çıkmamayı öğrenir, eli acır, acısın, oraya bir daha elini koymamayı öğrenir. Ağlar, ağlayabilir, bebek o. Üstü kirlenir, kirlenebilir, yıkanır. Tabi ki bunun çerçevesi kendine zarar vermediği süredir.

Peki, parktaki anneleri gözlemleyelim;

- Kayma, düşersin, gel salıncağa bin.

- Koşma, terlersin.

- Yaa neden kuma oturuyorsun, üstün başın kirlendi.

- Suyu elleme, elleme dedim sana üstün ıslandı.

-Yağmur var oğlum, hiç yağmurda dışarı çıkılır mı? Islanırsın.

Peki bu çocuk nasıl öğrenecek hayatı. Hiç düşmeyecek mi? Her düştüğünde kaldırırsan, büyüdüğünde sensiz nasıl ayakta duracak? Hiç üstü başı kirlenmeyecek mi? Yağmuru nasıl hissedecek, dijital oyunlardan mı öğrenecek yağmuru. Hiç bir su, toprak, üstün başın kirlenmesi, elinizdeki telefon kadar zararlı değil. Bu çocuklar büyüdüğünde elimizde anılarımız kalacak, temiz kıyafetler değil.

Nil Karaibrahimgil'in "Aradığım anaokulunu buldum" yazısında anlatır, öğretmen derki "Çocuğunuza müdahale etmeyin, o nasıl oynayacağını bilir". Maalesef biz hep çocuklarımıza müdahale ediyoruz. Hep engel oluyoruz.

Lütfen çocuğunuza engel olmayın.

  İngilizce Öğretmeni, Anne Tuğba Bademci Kaydet İnstagram: https://www.instagram.com/egitmen_to_be/

Yorum yap