Çocukları Sanal Dünya’dan Koruma Kılavuzu Seminer Notları

Anne Rehberi olarak sanal dünyanın doğru kullanılmadığında çocuklarımıza zararları konusunda mümkün olduğunca projelerle, yazılarla, kitaplarla farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda Kanada okulları’ nın desteğiyle “Çocukları Sanal Dünya’dan Koruma Kılavuzu” kitabının yazarları değerli yazarlarımız @psk.drsakiroglu ve @canselpoyrazakyol u Adana’ya gelmişken dinlemesek olmazdı. Kitaplarını ilk çıktığında edinip okuyarak akabinde yorumuna blog yazımda yer vermiştim, keyif oldu kendileriyle tanışmak, kitabı imzalatmak ve dinlemek tabi ki.

Semineri dinledik, öğrendik ve şimdi öğrendiklerimizi keyifle sizlere aktarma zamanı geldi. Kitap yorumuna https://annerehberi.com.tr/2018/05/17/cocuklari-sanal-dunyadan-koruma-kilavuzu/ adresinden ulaşabilirsiniz.

1,5 saat süren keyifli bir seminerdi dinlediğimiz. İkisi de birbirinden değerli yazarlarımızla güldük, şaşırdık, sanal dünyadan tedirgin olduk ama en önemlisi çok şey öğrendik. Nasıl kitapları bilimsel araştırmalara, sonuçlara dayalı bilgilerle doluysa seminerde bir o kadar bilgi doluydu.

İlk görsel “13-19 yaş arası gençlerin % 25’nin 24 saat çevrimiçi olduğu” nu gösteren görsel oldu. Hayretler içinde Mehmet Bey’i dinliyorduk. Ne kadar yüksek bir oran ve 24 saat sürekli çevrimiçi olması bu yaş grubu çocukların düşünebiliyor musunuz? Ne zaman uyuyor bu çocuğumuz, ne zaman ders çalışıyor ne zaman kendisi için faydalı bir şey yapıyor, aklı sürekli telefonda,  gelen mesajlarda, beğenilerde, oynadığı oyunda aldığı puanlarda, atladığı seviyelerde diyebilirsiniz. Bu rakamsal veriye baktığımızda sadece aklının değil kendisinin de telefonda olduğunu görebiliyoruz.

Düşünebiliyor musunuz, kafamızın sanal dünyayla ne kadar meşgul olduğunu? Maalesef durum bu şekilde. Bu nedenledir ki “sanat, spor ve bilim dijital dünyaya karşı” adlı projemizi hayata geçirdik yaklaşık 15 ay önce. İstedik ki, sanatla, sporla, bilimle ilgilenirse çocuk bu dünyadan haz alırsa, hoşlandığı sanat ya da spor dalını keşfederse tehlikeli sanal dünya dediğimiz dünyaya fazla yaklaşmaz ya da daha bilinçli yaklaşır.

Değerli okurlar şimdi düşünelim gece çocuğumuzun tek başına sokağa çıkmasını ister miyiz? Elbette yanıtınız belli “hayır”, işte seminerden en önemli noktalardan biri de eğer dikkat etmezsek çocuğumuzun yanı başımızdayken bile tehlikeli sokaklarda geziyor olabileceğiydi. Gece saat 3:00 ile 6:00 saatleri arasında her türlü insanın dolaştığı mecralarmış aslında internet biliyor muyuz bunu? Aman dikkat!!!

Seminerde bağımlılığı azaltmak ve sanal dünyanın zararlarını en aza indirmek için küçük küçük tüyolar verildi. Şimdi onları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunların başında yatak odamıza telefon almamamız gerektiği konusu geliyor. Çocuklara onların almaması gerektiğini söylerken tabi ki bizde almamalıyız, yaptıklarımızla örnek olmalıyız. Hatta “belli bir saatte artık telefon park alanları oluşturmamız gerektiği” konusunda önerileri de oldu, dikkate almalıyız derim.

Odamıza, sabah bizi, çocuğumuzu uyandırsın diye aldığımız telefonun geceleri bizi çok fazla meşgul etme potansiyeli var. O nedenle eski çalar saate geçilmesi gerektiği vurgulanıyor. Acil telefonum gelebilir öyle bir mesleğim var diyorsanız “geceleri tuşlu (akıllı olmayan) telefon” öneriyorlar.

Aile içerisinde en fazla paylaşımın yapıldığı yerlerden biri olan yemek masalarında da tabiki telefonları bırakıyoruz.

Harita; harita ne işe yarar diyebilirsiniz? Şehir haritasında her hafta sonu birlikte yapılabilecek, gezi düzenlenebilecek bir alan belirlememiz ve ailece paylaşım yapmamızı öneren bir kelime aslında.

Arabada herkesin telefonla meşgul olması da etrafta olan biteni kaçırmamıza neden olduğunu gösteriyor. Aslında çevrede olup biten ya da “anımız” bu telefonlar yüzünden her an kaçmıyor mu? Parkta çocuğumuza eşlik ederken, kayarken, oynarken, gözümüzün içine bakıp gülümsemesini görmedikten sonra, sohbetine sadece duygusuz ve ilgisiz bir şekilde “hıhı” diye cevap verdikten sonra sorarım size kendi hayatımızda ne kadar varız?

Dolu dolu geçen harika bir seminerdi, öğrendiklerimi sizlerle paylaşmakta beni çok mutlu etti. Umarım okurken keyif almışsınızdır. Bir sonraki yazıda görüşmek ve anınızı kaçırmamanız dileğiyle, sevgiyle kalın.

 

Yazar Hakkında

/images/manolya.png

Manolya GÜMÜŞAY

Eğitim Koçu

annerehberi.com.tr yazarı

Yorum yap