Neden Yetişkinler Çocuk Kitapları Okumalı

Bazılarımız için kitap okumak tek yönlü olması gereken bir süreç. Çocuk edebiyatı ile başlayıp, gençlik edebiyatı ile devam eden ve yetişkin edebiyatı ile zirveye ulaşmaya çalışılan bir serüven olarak görülmekte ne yazık ki. Geriye dönüp kitap okumanın ilk evresi olan çocuk edebiyatı eserlerini yetişkinlikte tekrar okumak maalesef “geriye gitmek “olarak nitelendirilmekte. Oysa ki kitap okumak bence sıraya dizilmiş düz bir hat değildir.

Yetişkin edebiyatı üzerine okumalar yaptığım dönemde daha önceki yazımda da belirttiğim gibi çocuk edebiyatı hayatıma girdi ve çocuk kitaplarının aslında sadece çocuklar için olmadığını yetişkinlere de seslendiğini fark ettim. Peki bu farkındalığı sağlayan neydi?

Tam da çocuk kitapları haftasına denk gelen bu yazım ile dilim döndüğünce size neden yetişkinlerin de çocuk kitaplarını okuması gerektiği, okuma sürecinin tek bir hat üzerinde ilerleyen yol olmadığı hakkında düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Çocuk kitaplarını bir çoğumuzun da tanıdığı matruşka bebeklere benzetiyorum. İlk bakışta tek bir bebek gibi görüp açtıkça içinden farklı boyutta yeni bir bebekle karşılaşıyoruz. Her yeni bebek bize doğumu, yeniliği simgeliyor çocuk kitaplarında olduğu gibi. Her yaştaki insana hitap eden, tek bir kapak altında çeşitli anlam ve mesajlar içeren cümlelere, kelimelere gidip kendimizi fark etmemiz gibi.

Peki çocuk kitapları olarak bahsettiğimiz kitap türleri nasıl oluyor da her yaştaki insana hitap edip böyle bir etki yaratıyor? Bu konuda sizlere verebileceğim tek cevabım çocuk kitaplarının ne demek olduğunu söylemek olacaktır. Evet çocuk kitapları sadece ne ise odur. Naif ve sade bir anlatımla ne demek istiyor ise dolandırmadan söyler. Kötüler çocuk kitaplarında hep kaybeder ve çocuk kitapları hep mutlu son ile biter. Bu yüzden de insana hep umut aşılar. Çocuk kitapları insana hata yapma hakkı verir ve bunu yaparken seni yargılamaz. Çocuk kitapları insanı özgür hissettirir, içinde yol alırken kimseye hesap vermek zorunda değilsindir ve içinden geldiği gibi sadece ruhunla okursun. Bu kitap bana ne katar diye düşünmekten ziyade anı yaşarsın. Son olarak çocuk kitapları yaşama dair her konuyu (ölüm, aşk, mültecilik, doğa, sevgi, üzüntü, kaygı vs.) özgün bir dille konu alabilirler ve sadece bu sebeple bile yetişkinler tarafından tercih edilmelidirler.

Buna rağmen hayatımız da yetişkin düzeyinde okuma yapan ve çocuk kitaplarını çocukça bulan bir okur kitlesi de her zaman var. Çocuk kitapları yetişkinler tarafından yazılan ve üzerinde detaylıca düşünülüp, az cümle ile çok şey ifade etmeye çalışan çocuğa görelik ilkesine bağlı kalan kısacası özünde çocukluk olan kitaplardır. Ve bunu yaparken hayata dair derin anlamlar içermektedirler.  “Çocukça” ile “çocukluk” kavramlarının karışmadığı bir bakış açısı ile yaklaşıldığı zaman çocuk kitapları yetişkinler arasında da gerekli yerini alacaktır diye düşünmekteyim.   

 

Ezcümle; çocuk kitaplarını neden okumalıyız?

  • Çünkü, çocuk kitapları içinde birçok metaforlarla doludur. Bu metaforlar ile konuşulması zor olan duyguları konuşmak daha kolay ve iyileştiricidir.
  • Çünkü, çocuk kitapları yitirdiğimiz hayal dünyamızı yeniden canlandırmamızı sağlar.
  • Çünkü, çocuk kitapları iki gözle dünyaya bakabilme fırsatı sunar. Hem çocuk gözlerimizle hem yetişkin gözlerimizle okuma fırsatı yakalarız.
  • Çünkü, çocuk kitapları hesapsız kitapsız düşünme halimize geri dönmeyi sağlar.
  •  Çünkü, çocuk kitapları okumak çocuk ruhunla el ele gezmemizi sağlar.
  • Çünkü, çocuk kitapları “düşecek olsan bile yeniden dene ve eğer gerekiyorsa yeniden düş” der.
  • Çünkü, çocuk kitapları bir çocuğun gözünden tekrar dünyaya bakabilmeyi göstererek olaylara karşı umut aşılar.
  • Çünkü, çocuk kitapları mutlu hissetmemizi sağlar.
  • Çünkü, çocuk kitapları büyürken unuttuğumuz bazı kavramları yeniden hatırlatır. (Bazen kahkahalarla gülmemizi, koşmayı, uçmayı, düşmeyi, bağırmayı, avazın çıktığı kadar şarkı söylemeyi kısacası çocuk olmayı hatırlatır)
  • Çünkü, çocuk kitapları dünyanın kocaman olduğunu ve hepimizin sığabileceğini anlatır.

Saydığım bu nedenlerden ötürü çocuk kitapları koca yürekli bir devdir ve biz yetişkinliklere de hep yer verir.  

Bu yüzden nitelikli çocuk edebiyatı ürünleri olarak sınıflandırılan ve her geçen gün sayıları gittikçe artan çocuk edebiyatı kitaplarına hayatımızda ulaşım imkanları da eskiye göre daha kolay olmuşken yer vermeye gayret gösterelim.

Küçük Prens, Küçük Kara Balık, Momo, Charlie’nin Çikolata Fabrikası, Matilda, Şeker Portakalı, Harry Potter Serisi, Seksen Günde Devr-i Alem, Oliver Twist gibi çocuk edebiyatında önemli yere sahip kitapları ve yeni nesil hazırlanmış nitelikli resimli çocuk kitaplarını kütüphanelerimizden eksik etmeyelim.

Unutmayalım ki çocuk edebiyatı kitaplarını hayatımızdan çıkarırsak, yetişkin gözüyle okuduğumuz hiçbir şeyden diğerinde olduğu gibi bir haz alamayacağız.

Not: Konu ile ilgili daha detaylı bilgi sahibi olmak isteyen okurlarımız için yazarı “Katherine Rundell “ olan Domingo yayınlarından “Neden Çocuk Kitapları Okumalıyız” kitabını okumalarını tavsiye ederim.  

Sevgiyle kalın ve çocuk kitaplarındaki çocuk ruhunuzu hiç kaybetmeyin…

Işık Saraç

 

Resim Kaynakça: https://tr.pinterest.com/pin/574490496206175626/

 

 

 

Yazar Hakkında

/images/isik-sarac.jpeg

Işık Saraç

Yazar

Yorum yap