Hadi Gel Tanışalım

Dünya genelinde kentleşmenin artış gösterdiği son yıllarda doğada ki tüm canlıların yaşam alanlarında daralmalar söz konusudur. Bu nedenle hayvan nesilleri arasında ki tür ve çeşitlilik azalırken,  bir yandan da besin olarak tüketilmelerinden kaynaklı yaşamları tehlike altındadır. Ev ve iş yerlerinde kullandığımız plastik atıklar, kirletilen göller, denizler ve akarsular; ormanlarda avlanan hayvanlar ve daha birçoğu bazı canlıların nesillerinin tükenmesine neden oluyor. Bu nedenle bundan sonra yazılarımda sizlere koruma altına alınan canlılar ve onların ekosistemde ki yerleri ile ilgili bilgiler sunacağım. Haydi başlayalım.

İllustrasyon: Ebru YEŞİLDAĞ

Merhaba, ben kimim biliyor musun? Aaa beni daha önce hiç mi görmedin? Tamam, o zaman. Hadi gel tanışalım. Benim adım Aksolotl. Axolotl sözcüğü, 16. yüzyılda Meksika Vadisi'nde yaşayan Aztek dili olarak bilinen Nahuatl'ın klasik versiyonun da ki ātl ("su") ve xōlōtl ("kaygan, buruş buruş olan, köle") anlamındaki sözcüklerin birleşiminden gelmektedir.

 Meksika yürüyen balığı olarak bilinen ben aslında balık değil bir sürüngenim. Kaplan semenderi grubuna ait Meksika köstebek semenderlerinin en tanınmışlarından biriyim.

Türüme ait semenderlerin yaşam alanları Meksika Chalco Gölü ve Xochimilco Gölü’dür. Doğal yaşam alanları dışında akvaryumlarda da yaşayan arkadaşlarım var. Akvaryumlarda ortam sıcaklığı 14-20°C arası tutulmalıdır ve asla 24°C'yi geçmemelidir. Su sıcaklığının 10 derecenin altına düşmesiyle kış uykusuna yatarlar. Kış uykusu, uykuya benzer bir çeşit uzun süreli hareketsizlik halidir. Bu süreçte vücut sıcaklığımız azalır, kalp atım sayımız düşer, nefes alışveriş hızımız yavaşlar ve metabolizma hızımız en düşük seviyeye iner. Kış uykusu genellikle sıcakkanlı canlılar olan ayı, yarasa, sincap, kirpi gibi hayvanlarda görülse de; bazı yarı sıcakkanlı olan biz sürüngenlerde de görülebilen bir durumdur.

Son yıllarda doğal yaşam alanım olan göller taşma tehlikesine karşı kurutulmuş, eskiye oranla çok daha küçülmüştür. Evlerimizin kirlenmesi ve besin olarak tüketilmemiz nedeniyle de soyumuz tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Bu nedenle CITES (The Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and Flora) ve IUCN (The International Union for Conservation of Nature) tarafından soyu tükenmekte olan türler listesinde yer almaktayız.

Resmimde de gördüğünüz gibi kocaman bir gülümsemem var. Başımın iki yanında gördüğünüz o ağaç dalına benzer şeyler benim solungaçlarım. Yavrularımı yumurta olarak suya bırakırım. Gelişip yumurtalardan çıkan yavrularım başkalaşım geçiremezler. Başkalaşım, bulunduğu şekilden başka bir şekle dönüşme anlamına gelmektedir. Başkalaşım geçiren sürüngenler karada da yaşayabilmektedir. Bizleri onlardan ayıran bir diğer özellikte yetişkinlerimizin suda yaşaması ve solungaçları olmasıdır.

1,5-2 yaşlarında büyüyüp, kocaman oluruz. Ortalama 15 yıl kadar yaşarız.  Yetişkinlerimizin boyu 25 cm iken 30 cm' den uzununa çok sık rastlanmaz. Göz kapaklarımız yoktur. Altın rengi, siyah ya da beyaz olarak çeşitli renklerde dünyaya gelebiliriz. Et yemeyi çok severiz.

Tüm bu özelliklerimizin yanı sıra en önemli özelliğimiz rejenerasyondur. Rejenerasyon, yenilenme anlamına gelir. Bu özellik sayesinde vücudumuzda bulunan dokularda ve organlarda meydana gelen yaralanmaları ve hasarları kendi kendimize onarabiliriz.

Son yıllarda yenilenme özelliğimiz sayesinde bilim insanlarının ilgisini çekiyoruz. Kanser, sinir sistemi ve kalp ile ilgili hastalıkların yeni tedavi yöntemleri konusunda umut ışığı olabileceğimizi düşünüyorlar.

Benimle ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak istersen aşağıdaki kaynaklara ulaşabilirsin.

 

Kaynaklar:

- https://evrimagaci.org/aksolot-semenderi-ambystoma-mexicanum-546

- https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/canlilar-da-kendilerini-yenileyebilir

- Sıradışı Canlılar/Redhouse Kidz Yayınları

Yazar Hakkında

/images/elif-yesildag-1.png

Elif Yeşildağ

Biyolog, Yazar

Yazar hakkında

Yorum yap