Ergenlik ve Sınırlar
Bugün sizlerin de talepleriyle en çok zorlanıldığını bildiğim sınırları konuşalım. Kapsamlı ve kademeli bir konu olduğu için bölüm bölüm ilerleyeceğiz.
Sizlerden ilk ricam eşinizle birlikte bir sohbet yine… Çocuğunuzun gelecekte nasıl bir yetişkin olmasını dilediğinizi konuşun isterim… Kendi ayakları üzerinde durabilen, adil, saygılı, özverili, başarılı… Hayat yolculuğu boyunca kendi kararlarını verip ayakları üzerinde durana kadar sizler rehberlerisiniz onların elbette. O yol boyunca girmemeleri gereken yol ayrımlarında durmalarını, sapaklarda doğru yöne sapmalarını sizlerin yönlendirmeleriyle doğru şekilde yapacaklar. O yol ayrımlarında sizin önerdiklerinizi dinlemeleri ve yolculukta onlar için doğru olduğuna inandığınız rotada ilerlemeleri için sınırlarınızı çizmeniz, disiplin veya kural nasıl isterseniz isimlendirin onların destekçileri olmanız önemli. Zamanı gelip kendi yolunu kendisi çizene kadar onu mutsuz edecek/zarar verecek yol ayrımlarına sapmaması için sağlıklı sınırlar koyup, o yollara girmemesini sağlamamız gerekir.
Sınırlar bizim aile içinde uyguladığımız kurallar sistemimizdir. Ebeveynler bu sistemi genellikle 3 temel yaklaşımla uygularlar.
Cezacı yaklaşım;
Ebeveynler bu yaklaşımla suçlayıcıdır, öfke tepkileri gösterir, tehdit eder, bağırır, fiziksel şiddet uygular, alay eder, ceza verir. Çocukların ise duyguları yaralanır, aile ilişkileri hasar görür, öfke dolu güç savaşları yaşanır. Sorun çözülmez, sağlıklı iletişim kurulmaz. Çocuk yararına olacak hiçbir şey öğrenemez. Lütfen bunun psikolojik şiddet olduğunu unutmayın ve istemeden böyle davranıyorsanız önümüzdeki birkaç gün anlatacaklarımı uygulamaya çalışın.
Yumuşak Yaklaşım;
Ebeveynler bu yaklaşımı uyguluyor ise sık sık tekrar eder, nasihatlerde bulunur, hatırlatmalar yapar, pazarlık yapar, dil döker, yalvarır. Çocuklar ise kuralların kendileri için olmadığını, ebeveynlerini zorladıklarında sorumluluklarından kurtulabileceklerini öğrenir. Yine sorunlar çözülmez, sağlıklı iletişim kurulmaz, çocuk yararına olacak hiçbir şey öğrenemez. Bu ebeveynlik genellikle “benim yoktu çocuğumun olsun, ben çok acı çektim o hiç üzülmesin” düşünceleriyle uygulanır. Hayat kurallarla dolu ve çocuklar dünyayı evde öğreniyorlar. Onları dünyaya hazırlarken kurallara uymaları ve iç disiplinlerini geliştirmeleri için biraz zorlanmalarına izin vermek zorundayız. Her şeyi koşulsuz izinle yaşatırsak gerçek hayat onların kendilerini ifade edemedikleri, içe kapandıkları, uyum sağlayamadıkları bir yer olarak yüzlerine çarpar. Doğal olarak mutsuzluk, başarısızlık, sorumsuzluk da peşinden gelebilir.
Demokratik Yaklaşım; Sınırlı Özgürlük
Bu yaklaşımı benimseyen ebeveynler çocuklarına en doğru yolla sınır koyar. Çocuklarına olumlu tutumlar ve duygular için model olur doğru davranışı öğretir, kuralları öğrenebilmesi için iş birliği yapar, onaylanabilir davranışları cesaretlendirir, iyi seçimler yapmaya teşvik eder. Bizim aile içi ilişkiler için en uygun bulduğumuz elbette demokratik ebeveynlik. Burada adı üstünde her şey karşılıklı saygı ve hakların korunması ile uygulanır.
Demokratik ebeveynlik şöyle olur;
1. Mesajı çocuğun üstüne değil davranışın üstüne olur; “çok yaramazsın”, “bıktım senden”, “ne kadar düşüncesizsin” değil, “kardeşini rahat bırak”, “şimdi meşgulüm beklemelisin” şeklinde konuşur.
2. Açık, anlaşılır ve kesin olur; neyin ne zaman nasıl yapılması gerektiği uzun, belirsiz veya ucu açık değil yaşına göre belirlenmiş düzeyde kısa-net-anlaşılırdır.
3. Ses tonu kararlı ve kontrollüdür. Öfkeli, bağıran veya güçsüz, yalvaran şekilde değil.
4. Gerekirse sonuçları belirler. Sınırları zorlayıp, kurallara uymadığında katlanacakları sonuçları belirlemek gerekir. Çünkü hayat seçimlerle doludur ve olması gerekeni seçtiğimizde bizim için iyi olurken, yanlış olanı seçtiğimizde bunun olumsuz sonucunu nasıl yaşıyorsak çocuk da yaşamalıdır ki öğrensin.
5. Sözlerini davranışlarıyla destekler. Çoğu zaman sözler yeterli olurken davranışla desteklemez ise etkisiz olacaktır. Ödevini bitirmeden televizyon yok deyip televizyon açılmasına izin verirsek elbette bizi ciddiye almaz.
Bizim aile içi ilişkiler için en uygun bulduğumuz elbette demokratik ebeveynlik. Burada adı üstünde her şey karşılıklı saygı ve hakların korunması ile uygulanır.
Bir sonraki yazımızda ise çocuklarınızla bunu nasıl konuşacağınızı daha detaylı anlatmış olacağız. Eşinizle birlikte onların iyiliği için karar verdiğiniz kuralları çocuğunuzla nasıl konuşabilirsiniz, hangi yolları kullanırsınız ödül mü ceza mı teşvik mi yaptırım mı bunları daha detaylı açıklayacağım. Ancak önce demokratik ebeveynlik yani olması gereken disiplin nasıl uygulanmalı onları yazayım ki, siz değerlendirin önce kendinizi…
Yazımızı okuduktan sonra bugün eşinizle birlikte nasıl ebeveynlik yaptığınızı konuşun istiyorum, cezacı mısınız, yumuşak mısınız yoksa demokratik misiniz? Ve gerçekten çocuğunuzun yaşına uygun kuralları konusunda birbirinizle hemfikir misiniz?
Yorum yap