Z Kuşağı Çocuklar ve Ebeveynleri

Milenyumla birlikte hayatımızda neler değişti? Öncelikle internet ve teknolojiyle iç içe büyüyen çocuklarımız var, yani Z kuşağı çocukları. Onlar buna hazır doğarken biz X ve Y Kuşak ebeveynler buna ne kadar hazırız?

Teknoloji ile her şeyi yapabileceklerini düşünen, araştıran, uygulayan, bilgiye nasıl ulaşacağını bilen, ulaştığı bilgiyi işleyebilen ve teknolojik okuryazar bireylerle yani çocuklarımızla karşı karşıyayız. Şu mantığa her zaman karşıydım: “unumu eledim eleğimi astım, benim ders çalışmaya, öğrenmeye, eğitim almaya ihtiyacım yok”. Böyle bir şey söylememeli insan hiçbir zaman.

“Hayat öğrendikçe güzel”. Yenilendikçe, beynimizdeki bilgileri güncelledikçe, yeni bir bilgi ile karşı karşıya kaldıkça mutlu oluyor ve gelişime, değişime ne kadar açık olduğumuzu fark ediyoruz. Gelip geçici duygulardan, tatminlerden çok, öğrenmek mutlu etmeli insanı. Öğrenmek, katkı sağlamak; kendine, çocuğuna, geleceğine.

Bizlerin öğrenirken zorlandığı konularla ilgili, ellerine verdiğimizde o kadar kısa sürede, o kadar güzel ürünler ortaya koyabiliyorlar ki, şaşırıp kalıyoruz bazı zamanlarda. Ama onların bir yol göstericiye ihtiyaçları olduğunu unutmamalı, önce kendimize bir şeyler öğretmeli sonra onlara bu kapıyı aralamalıyız. Kapıyı araladığımız anda zaten giriyorlar sanki sonuna kadar onlar için açmışsınız gibi. Bilgiye o kadar açlar ki doğdukları andan itibaren, onlar için hayat sadece “öğrenmekten” ibaret. Gülmeyi, dokunmayı, sert mi yumuşak mı olduğunu anlamayı, yürümeyi öğreniyorlar her şeyden önce. Sonra konuşmayı. Çevremizden çok duyarız “daha 2 yaşında telefonla bir oynuyor, neler açıyor neler, bu çocuk dahi mi ne” deyip gurur duyuyoruz. Evet, teknoloji ile doğan çocukların tamamı dahi böyle düşünürsek. Ya da Z kuşağı çocukları özellikle bu konuda her hangi bir üstünlükleri yok sadece öğrenmeye açıklar ve teknolojinin içerisinde doğdular.

Ebeveyn olarak bizlerde onlara çeşitli konularda kapı aralamak istiyorsak eğer kendimizi mümkün olduğunca geliştirmeli, öğrenmeli, Z kuşağına yaklaşmalı bilgilerimizi güncellemeliyiz. Mesela dijital oyun üretme araçları var bunlar araştırılmalı, hepsini değil belki ama kendimize göre en verimlilerini seçmeli kendimiz kullanmalı örnek olmalıyız. Biz kullanamıyorsak onlar için faydalı olabilecek araçları bir şekilde araştırıp öğrenerek onlara sunup onunla üretime geçmelerini sağlamalıyız. Kapı aralamaktan kastımız sadece bu kadar. Siz onlara isim verdiğiniz anda yarım saat gibi kısa bir sürede elinize ürettikleri bir oyunu sunacaklardır. Ve siz hayretler içerisinde bunu nasıl yaptığını soracaksınız Z kuşağı çocuğunuza. Artık tüketici olmaktan çıkarak üretici olmaya adım atmış çocuklar yetiştirme zamanı. Hepimize kolay gelsin.

Yazar Hakkında

/images/manolya.png

Manolya GÜMÜŞAY

Eğitim Koçu

annerehberi.com.tr yazarı

Yazarın tüm makaleleri

Yorum yap