Hıhıcık, dahacık yoksa pekiciklerden misiniz

Son zamanlarda dikkatimi çeken bir konuyla geldim bugün sizlere. Çocuklarımız üzerinde etkilerimiz nelere sebep oluyor?

Türkiye ‘de eğitim sistemini bir veli ve çocuk gelişimci olarak gözlemlediğimde, çocuklarımızın tabiri caizse tam bir “yarış atı” gibi olduklarını görüyorum. Çocuklar küçük yaşlardan itibaren hep bir şeylere yetişiyor, bir şeyler hususunda zorlandıkları için hıhıcı, dahacı ve pekici çocuklar oluyorlar. Temele indiğinizde sorunun, ebeveynin çocuğu desteklemekten ziyade birileriyle yarıştırmak, biri olmasa bile kendi içinde daha da iyi olması için sıkıştırdığını görüyoruz.

Ebeveynler olarak bizlerin, çocuklarımızın çıktığı bu yolda yanında yürüyen birer destekçiler olması gerektiğine inanıyorum. Yapmamız gereken ihtiyacını karşılamak ve gerisini çocuğa bırakmak olacaktır. Nedir bu?

Erken yaş döneminde bulunan çocuklarda yapacağı etkinlik için çocuğa malzemeleri hazırlamak, gerisini onun hayal gücüne bırakmak olabilir. İlkokul çağında olan bir çocuğa okuması gereken kitapları temin edip “oku, oku, oku” diye baskı yapmaktan ziyade okuduğumuz kitaplarla ona örnek teşkil etmek ya da okumasına ortam hazırlamak (okuma köşesi vs gibi) olabilir. Sınav dönemleri gelmiş bir çocuğu hedefleri doğrultusunda bilgilendirmek, hedefine ulaşması için gereken eğitim vs. ne ise o ortamları sağlamak olabilir. Ama hiçbir zaman “bugün 20 sayfa okudum” diyen bir çocuğa “git 50 sayfa daha oku, daha çok okuyabilirsin” dememek ve şevkini kırmak olmamalı görevimiz. Çocuklarımızın mecburen içinde bulundukları, sınavı kazanarak eğitim alabilme yarışında, bizlerde onları ekstra strese sokan oyuncular olmamalıyız.

Kendi hayallerimizi çocuklarımıza yükleyip hayallerini bastırmamalıyız. Her dediğimize “peki” diyen çocuklar yetiştirmek; özgürce düşüncelerini dile getiremeyen, birilerinin her dediğine düşünmeden “peki” diyen çocuklar olacaklardır. Düşünülenin aksine bu çocuklar, uslu çocuk olmak ziyade sorgulayamayan, düşünmeyen bireyler olarak yetişmiş olacaklardır.  

Çocuklarımızla sohbet etmek, ebeveynler olarak onlara destek olabileceğimiz en önemli adımdır. Çocuklarımızın duyguları üzerine yoğunlaşmak, neler hissettiğini gözlemleyip o anlamda onların yanında olmak, kendiliğinden çocuklarımıza başarıyı getirecektir. Elbette ülkemizin bazı gerçekleri var. En başta sınavlar var. Bunları görmezden gelelim demiyorum. Bu ortamlarda olan çocuklarımızı bizlerde ekstra streslere sokmayalım. Zaten oldukları yarışta, birde biz söylediklerimizle onları karşılaştırmaktan vazgeçelim. Sınavların gerekliliklerini en doğru şekilde ifade edelim. Geleceklerine yönelik sahip oldukları hayallere kavuşmak için ülkemiz koşullarında sınav ile tercih yapıldığını tabii ki anlatalım. Mevcut bir gerçeği görmezden gelmek yapılacak en büyük kötülüktür. Bunu günü gününe planlı ve programlı çalışma ile, ipleri en baştan sıkı tutarak gelecek olan bir başarı olarak anlatalım. Her şeyin zamanında düzgün ilerlediği bir ortamda, çocuk hobilerine zaman ayıracak ve mental olarak da kendisini iyi hissedecektir.

Yine sohbet etmeyen, her sorulana kısa kısa “hıhı” şeklinde cevap veren ebeveynler olduğumuzda unutmayalım ki çocuğumuzun anlatmak isteyeceği bir sorunu, mutlu bir durumun onda yaratacağı coşkuyu kaçıracak, duygularını anlamakta eksik ebeveynler olacağız.

Çocuklarımıza, sağlıklı düşünen ve davranan ebeveynler olarak rol model olmalıyız. Bu anlamda kitaplarını severek okuyup takip ettiğimiz Şermin Yaşar’ın her biri kendi içerisinde ayrı ayrı konuları içeren “HIHICIK”, “DAHACIK” ve “PEKİCİK” kitaplarını tavsiye etmek isterim. Ve kitaplarda geçen şu soruları düşünmemiz iyi gelecektir diye düşünüyorum: Mükemmel çocuk ya da mükemmel anne baba var mıdır? Sevdiklerimiz ile geçirdiğimiz güzel anlar yeterince mükemmel değil midir? Çocuklarımız istemediği şeyleri her zaman yapmak zorunda mı? Kendi ihtiyaçlarının ve isteklerinin farkında değil mi? Onların kalbinde pıt pıt atan heyecanları ve hayalleri yok mu? Ve son olarak evdeki sessizlik (iletişimsizlik) neden?

 Sevgili okurlar; hıhıcı, pekici ve dahacı çocuklar yetiştirmekten uzak olan, sevgi ve iletişimin kuvvetli olduğu, çocuklarımızın duygularını anlamayı ön planda tutan ebeveynler olabilmemiz dileğiyle.

 

Yazar Hakkında

/images/isik-sarac.jpeg

Işık Saraç

Yazar

Yazarın tüm makaleleri

Yorum yap