BENİM ÇOCUĞUM ÇOK ZEKİ

Bu cümleyi hayatınızda en az bir kere muhakkak duymuşsunuzdur. Hakları da var, her çocuk zekidir ama ben zekiliği, zeka kavramını sizin düşündüğünüz gibi düşünmüyorum. Zekilik demek çarpım tablosunu ezbere bilmek değildir, ya da akıllı telefon kullanabilmek hiç değildir.

IQ desem, hepimiz biliyoruz. Zeka düzeyi.... şuan çok moda. IQ çocuğumuzun okul başarısı olabilir. Sadece okul başarısı da göstermez IQ seviyesini ama öyle kabul edelim. Biz Bu zeka düzeyini yükseltmek için yaratıcı oyuncaklar alıyoruz, satranç kurslarına gönderiyoruz, özel dersler aldırıyoruz, testler çözdürüyoruz. Tek bir amacımız var başarılı olsun. Başarılı olsun da nerede? Sadece derslerinde mi? Peki hayatının geri kalanında nasıl olacak?

EQ duygusal zekadır. Çocuğunuzun çevre ile ilişkisidir. EQ hayatın ta kendisidir aslında. Biz çocuğumuz okulda başarılı olsun diye bu kadar çabalarken, duygusal zekası yükselsin diye ne yapıyoruz? Hayatta başarıyı duygusal zeka getirecek. Bir öğrencinin istediği kadar okul başarısı yüksek olsun, duygusal zekası zayıf ise hayatta başarısız olaya mahkûmdur. Bizim iletişimimizi, çevreyle olan ilişkimizi, hayat tarzımızı belirleyen duygusal zekamızdır. Peki nasıl geliştirelim? İşte bu zekayı geliştirmek ucuzdur. Çocuğunuzla zaman geçirin, kaliteli olsun. Çocuğunuzu insan içine çıkarın, bura alışveriş merkezi olmasın. Onu sosyal hayata alıştırın, tiyatro, sinema gibi. Beraber bol bol kitap okuyun.

Çocuğunuz zekasını kullanarak Boğaziçi üniversitesini de bitirse, başarılı olmak için duygusal zekasına ihtiyacı var, iş mülakatına annesini babasını götüremez, kendi ayakları üstünde duramaz.

Her sağlıklı çocuk zekidir. Her çocuk öğrenebilir. Yalnız bu zekilik sadece okul zekası değildir.

Tuğba Bademci Kaydet

Yorum yap